• BIST 77.646
  • Altın 602,56
  • Dolar 2,2390
  • Euro 2,8495
  • Siirt 10 °C

AK PARTİ Başbakan Erdoğan Mitingi Konuşması izle(Yerel seçim)

AK PARTİ Başbakan Erdoğan Mitingi Konuşması izle(Yerel seçim)
Başbakan Erdoğan Düzce Mitingi konuşması ayrıtıları 26 mart 2014. Başbakan Erdoğan ak parti düzce mitinginde halka seslendi. Başbakan Erdoğan düzce mitingi konuşması siirtajans.com sitemizde

SİİRTAJANS.COM Başbakan Erdoğan Düzce Mitingi konuşması ayrıtıları 26 mart 2014. Başbakan Erdoğan ak parti düzce mitinginde halka seslendi. Başbakan Erdoğan düzce mitingi konuşması siirtajans.com sitemizde

 

 

duzce.jpg

 

 

Akçakoca, Cumayeri, Çilimli; sizleri gönülden selamlıyorum. Gölyaka, Gümüşova, Kaynaşlı, Yığılca; sizleri muhabbetle selamlıyorum.

Düzce’nin kahramanlarını, Konuralp’i, Akçakoca’yı, Gazi Rahman’ı hürmetle yad ediyorum. Düzceli büyük alim kabri Kahire’de bulunan Zahid-ül Kevseri Hazretlerini bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Düzceli tüm şehitlerimize rabbimden rahmet niyaz ediyorum.

Düzce, bugün maşallahın var, Allah nazardan saklasın. Rabbim Düzceli kardeşlerimi muhafaza etsin.

Bahçeli, bu montaj nasıl? Kılıçdaroğlu, bu montaj nasıl?

Kardeşlerim, sizin bu dostluğunuz var ya, sizin bu kardeşliğiniz var ya, yol arkadaşlığımız var ya, Rabbim daim kılsın.

30 Mart seçimleri inşallah Türkiye için, milletimiz ini, ne çok da Düzce için hayırlara vesile olsun.

Kardeşlerim, artık bugün seçime 4 gün kaldı, 4 gün sonra sandığa gidiyoruz, hür irademizle oyumuzu kullanıyoruz, Türkiye’nin istikbalini, istiklalini inşallah bu sandıkta farklı belirleyeceğiz.

Kardeşlerim, Türkiye için son derece önemli, son derece hayati bir seçime gidiyoruz. Düzce için, 81 vilayetimizin tamamı için, milletimiz için, en önemlisi de istikbalimiz olan yavrularımız için önemli bir tercihe hazırlanıyoruz; bu seçimde ya eski Türkiye kazanacak ya da yeni Türkiye kazanacak.

Eski Türkiye’de ne vardı? Yoksulluk vardı, kaos vardı, belirsizlik vardı. Eski Türkiye’de CHP zulmü vardı, koalisyonların beceriksizliği vardı.

Kardeşlerim, siz Düzce depremini yaşadınız, Sakarya’yı gördünüz, Kocaeli’ni gördünüz, o depremin altında kim kaldı? Siyasi olarak beceriksiz Bahçeli kaldı; öyle mi? Bak biz de deprem yaşadık, Bingöl depreminde 1 yılda yeni Bingöl’ü inşa ettik, Simav depreminde Simav’ı inşa ettik, Van depreminde Van’ı inşa ettik. İktidar olduk Düzce’yi biz tamamladık, Sakarya’yı biz tamamladık, Kocaeli’ni biz tamamladık, Bolu’yu biz tamamladık, ama bunlar bir şe yapmadılar ve 3,5 yıllık iktidardan sonra kaçıp gittiler.

… iktidar olmamış mıydın Bahçeli? Niye 3,5 yıl sonra bırakıp gittin, neden? Kardeşlerim, bunların yapacağı bir şey yok. Hangi yüzle bunlar Düzceli kardeşlerimin karşısına çıkıyor, anlamak mümkün değil.

Kardeşlerim, eski Türkiye’de çeteler vardı, cuntalar vardı, mafya vardı, eski Türkiye’de ölümler vardı, kan vardı, milletin emeğini, ekmeğini, milletin canını dahi emen lobiler vardı. 12 yıl mücadele ettik, 12 yıl gece-gündüz çalıştık, çetelere karşı mücadele ettik, rantını kaybeden bazı işverenlere, bazı işveren örgütlerine, bütün bunlara karşı mücadele ettik, faiz lobisiyle uğraştık, kan lobisiyle uğraştık, bir de bu arada vaiz lobisiyle uğraşıyoruz.

Cemaat yok, ne cemaati ya? Örgüt örgüt. Cemaatlere can kurban ya. Ne cemaati? Örgüt.

Yeni Türkiye’de artı umut, yeni Türkiye’de kardeşlik var, yeni Türkiye’de huzur var, istikrar var, refah var, yeni Türkiye’de emeğinin karşılığını alan çiftçi, emeğinin karşılığını alan işçi, memur, emekli var.

Kardeşlerim, ey Bahçeli, göreve geldik, önüme getirdiler biliyor musunuz? Gençler, önüme ne getirdiler biliyor musunuz? Zorunlu Tasarruf adı altında kesilmiş para listesini. Kimden kestiler bu parayı? Memurdan, işçiden. Ne kadar biliyor musunuz? 13,5 katrilyon. Hemen Başbakan Yardımcıma talimat verdim, süratle dedim bunu halledeceğiz ve 3 yılda 13,5 katrilyonu biz ödedik, biz ödedik.

Kardeşlerim, bitmedi…

Bu kasetçiliğin merkezi nerede, satış yeri? Satış yeri Unkapanı, İstanbul Tahtakale. Zaten ben Sayın Kılıçdaroğlu’na meslek olarak tavsiye ettim, senden iyi kasetçi olur.

Şimdi bu sabah arkadaşlarım bana bir şey söylediler, hani malum Baykal’la ilgili bir olay vardı ya, bunu benim ayarladığımı söylüyorlar. Ve Kılıçdaroğlu denilen ahlak yoksunu adam diyor ki, açıklama yapsın. Ya neyin açıklamasını yapacağım. Anayasayı müzakere ederken bu orada, sosyal medyaya düştüğü zaman onu sosyal medyadan kaldıran kim ya? Ben kaldırdım, ben.

Bugün tweetlerde bu ülkenin Başbakanına hakaret edilmesini tavsiye eden sensin. Bizzat zaten bu işi kendin yapıyorsun, çünkü ahlak yoksulusun.  Ve cibilliyet noktasında sıkıntısı var, karakteri bu. Açık, net söylüyorum, böyle montajlarla filan bir yere varamazsınız. Ve yarım saat içerisinde kalkıp onu sosyal medyadan kaldıran bir Başbakan bu saygısızlığı, bu hakareti de yapamazsın.

Biz değerli kardeşlerim, inancımızın gereği bu tür ahlaksızlıkları yapacak kadar ahlaksız, densiz değiliz. Ama sende o var, sende o var, şu anda beraber yürüdüğünüz Pensilvanya’da da o var. Zaten kasetleri beraber hazırlıyorsunuz, CD’leri beraber hazırlıyorsunuz, ama bizi bu oyuna getiremeyeceksiniz.

Şimdi dün için ne diyorlardı? Türkiye’de kaos olacak, 25 Mart kaos. Ne oldu? 17 Aralık dediniz olmadı, 25 Aralık dediniz olmadı, seçim dediniz olmadı, doldur boşalt, doldur boşalt, sizden yoğurt olmaz.

Biz çalışıyoruz, çalışıyoruz, biz bu millete sevdalıyız sevdalı, bizim aşkımız var ya. Şu Bolu Dağı Tünelini biliyorsunuz değil mi?  Kardeşlerim, ne diyorlardı bizden öncekiler? Sayın Bahçeli, ne yapacaktın orayı? Patates deposu, doğalgaz depolayalım. Biz ne yaptık? Hayır dedik, biz Bolu Dağı’ndaki bu tüneli halledeceğiz. Hallettik mi? Şimdi o tünel elhamdülillah AK Parti’yi yansıtıyor. İş bilenin, kılıç kuşananın.

Bolu Tüneli gibi tüneller, köprüler, viyadükler var, yeni Türkiye’de modern hastaneler var, elinde tablet bilgisayarlarıyla çocuklarımız var. Aldınız değil mi? Yeni Türkiye’de artık devlet tarafından insan yerine konulan benim vatandaşlarım var.

Yeni Türkiye nedir bilir misin Düzceli kardeşlerim? Bak, artık kendi tankımızı üretiyoruz, artık kendi helikopterimizi üretiyoruz, şurada İstanbul’un tersanelerinde artık kendi savaş gemilerimizi üretiyoruz, kendi milli piyade tüfeklerimizi imal ediyoruz, roketlerimizi, füzelerimizi kendimiz üretiyoruz. Artık bizim mühendislerimiz, teknisyenlerimiz uydular üretiyor, insansız hava araçlarını kendimiz üretiyoruz, uçaklarımızın modernizasyonunu kendimiz yapıyoruz, dünyaya biz artık bu noktada hizmet veriyoruz; işte yeni Türkiye bu. Kardeşlerim, 12 yıl önce niye bunlar yoktu?

Benim dedelerim, benim atalarım, benim ecdadım at üzerinde nereye gittiyse, biz de artık oralara kadar elimizi uzatıyoruz.

Kardeşlerim, bakınız hep söylüyorum, Fatih Sultan Mehmet gemileri karadan yürüttü, kadırgaları karadan yürüttü, biz de onun torunları olarak şimdi Marmaray’ı denizin 62 metre derinliğinden; işte durum bu.

Bak şimdi ikinci tüp geçidi yapıyoruz, oradan da otomobiller geçecek, hemen onun önünde, önümüzdeki yıl onu açıyoruz.

Bak birinci köprü yapıldı, ikinci köprü yapıldı, buna hep karşı çıktılar. Şimdi biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yapıyoruz, şimdi buna da karşı çıkıyorlar. Kardeşlerim, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün bir özelliği var, 4 gidiş, 4 geliş, ortadan da tren gidiyor tren.

Kardeşlerim, biz Balkanlar’ı dolaştık…

Hiç endişeniz olmasın, biz Allah’ın huzurunda rükuda eğiliriz, başka bir yerde asla.

Bizim bir ayağımız Düzce’de bir ayağımız Edirne’de, bir ayağımız Düzce’de bir yağımız Batman’da, bir ayağımız elhamdülillah Mısır’ın, Filistin’in, Suriye’nin mazlumlarının yanında.

Kardeşlerim, 30 Mart’ta işte bu iki Türkiye arasında tercih yapacaksınız, 30 Mart’ta ya eski Türkiye diyecek ya da büyük, onurlu, gururlu, itibarlı Türkiye’ye evet diyeceksiniz. Yeni Türkiye’ye evet mi? 4 gün.

Pensilvanya’nın ablaları varmış, bu ablalar size geldi mi? Bizim ablalarımız da burada, kapı-kapı dolaşacağız 4 gün. Düzce’de sandıkların patlamasını bekliyoruz. Düzce niye bir numara olmasın? Bir numara olmaya var mıyız?

Ağabeyler, onların da ağabeyleri varmış, bizim ağabeyler burada, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? 4 gün.

Sandıklara sahip çıkacağız, sandıklarda kuş uçurtmayacağız, tamam?..

Kardeşlerim, şunu burada özellikle hatırlatmak istiyorum: Siyasetin yegane limanı ahlaktır, siyaset ahlak üzere yapılır, siyaset millet için yapılır, siyaset milletin edebine, adabına, ahlakına uygun şekilde yapılır. Maalesef bir süredir ahlakı dışlayan, edebi dışlayan, nezaketi dışlayan, anayasayı, yasaları dışlayan bir siyaset yapılmak isteniyor.

Ana duası Cennet kapısı, anaların ayaklarının altı öpülür, Cennet annelerin ayakları altındadır, babaların değil, onun için annelerimizin ayaklarının altını öpün, Cennetin kokusunu orada hissedin; anlatabiliyor muyum? Bu çok önemli.

Muhalefet partilerini görüyorsunuz, meydanlarda plan anlatıyorlar mı? Proje anlatıyorlar mı? Plan yok ki, proje yok ki, neyi anlatacak? Kardeşlerim, şehirlerimiz için hayalleri yok, ülkemiz için hedefleri yok, milletle hiçbir gönül bağları yok.

Ne oldu biliyor musunuz? Bu Pensilvanya’daki füruat CHP’yi, MHP’yi aldattı. Gitti onlara dedi ki, benim elimde sağlam şantaj malzemesi var, ben buradan yükleneyim, siz de oradan yüklenin, birlikte bu Hükümet devirelim dediler. CHP buna inandı, biat etti, MHP de aynı şekilde inandı, diz çöktüler. Ama yıkamazlar, biz milletle geldik, milletle yürüyoruz, milleti hesaba katmadılar. Biz gücümüzü halktan ve Hakk’tan alıyoruz.

Kardeşlerim, bakınız basit bir şey, bu CHP diyor ki, başörtüsü sorununu ben çözdüm. Kardeşlerim, biz MHP’yle üniversitede başörtülü olarak okumanın yolunu açalım dedik, tabi orada bize adeta engel üzerine engel çıkardı MHP. Ne yaptı? Dede ki, devlet dairesine hayır, sadece üniversiteye evet dedi. Peki dedik, hani şunu bir halledelim de gerisi kolay dedik. Ne oldu? 411 oyla Meclisten geçti.

Şu Doğan Grubunun gazeteleri, bunlar… Hani şair diyor ya, ahlaki meali küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez. Onun bir değişik şekli daha var, idraki meali bu küçük akla gerekmez, zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez. Bunlar farklı. Ve kardeşlerim, 411 el kaosa kalktı dediler. CHP, ne oldu? Şimdi utanmadan, sıkılmadan, ben çözdüm diyor?

Kardeşlerim, bunu neresi çözdü biliyor musunuz? Yüzde 58. referanduma gittik mi, referandumla yüzde 58’le siz bize evet dediniz mi? İşte orada iş bitti. Orada ne CHP vardı, ne MHP vardı, hepsi bizim karşımızdaydı; öyle mi?

Kardeşlerim, şu MHP’ye Düzce’de dersini verin ya, verin dersini, çok da ağır bir ders alsın buradan.

Kardeşlerim, bak 230 milyar dolar milli gelirle bu Bahçeli bize devretti. Biz bunun üzerine ne ilave ettik biliyor musunuz? 590 milyar dolar. Şimdi milli gelirimiz ne oldu? 820 milyar dolar. Bahçeli ya, bu işler senin işin değil.

Bankaları iflas ettirdiler, Ziraat Bankası çöküyordu, Halk Bankası öyle, Vakıfbank öyle, hepsine görev zararı yazdılar. Amerika’dan da bir sipariş memur getirdiler, o düzeltecek zannettiler, düzeltemedi. Ama şimdi bu bankalarımız dünyada saygın, Avrupa’da saygın ve hakikaten kazanan bankalar oldu.

Bakın şimdi benim çiftçi kardeşim, Bahçeli yüzde 59 faizle onlara kerdi veriyordu, biz yüzde 5’le kredi veriyoruz. Esnaf kardeşim, Bahçeli yüzde 47 faizle kredi veriyordu, biz yüzde 4-5’le kredi veriyoruz;  aramızdaki fark bu.

Gençler, burada Kemal var mı? Niye söylüyorsunuz ya.

Bakınız, IMF’ye bu Bahçeli ne kadar borçla bize bıraktı biliyor musunuz? 23,5 milyar dolar. Kim ödedi? Biz ödedik, şimdi sıfır.

Merkez Bankası bizim milli bankamız… Hangi bunlar milliyetçiydi? Ya siz nasıl milliyetçisiniz? Bunlar kafatası milliyetçisi, kafatası. Kardeşlerim, bakınız 27,5 milyar dolarla bize devrettiler Merkez Bankası’nı, şu anda 158 milyar dolar döviz rezervimiz var.  Yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapar mı?

Kardeşlerim, bakınız devletin borcu neydi biliyor musunuz geldiğimizde? 100 liranın 73 lirası borçtu, şimdi 100 liranın 35 lirası borç.

İhracatımız 36 milyar dolardı, şimdi 152 milyar dolar. Nereden nereye çıktık.

Şimdi kitaplarımızı ücretsiz olarak alıyor muyuz?

 4+4+4 şu anda, başımız örtülü olarak okullarımıza gidiyor muyuz? Katsayısı engeli var mı? İstediğin üniversiteye gidebilir misin? Sizden şimdi gayret istiyorum, en güçlü üniversitelere gideceksiniz, ben de sizinleyim, meslek liseleriyle beraberim.

Pensilvanya’yı ne rahatsız etti biliyor musunuz? Bu imam hatipler rahatsız etti. Ne rahatsız etti biliyor musunuz? Düz liselerde Kur’an-ı Kerim, Siyer-i Nebi derslerinin okutulması rahatsız etti. Bunların cemaziyülevvelini biliriz.  İsteseler de istemeseler de hak yerini buluyor.

Kardeşlerim, biz şu süre içinde Düzce’ye ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Bakınız sevgili kardeşlerim, şu 12 yıl içerisinde Düzce’mize hamdolsun yaptığımız yatırım toplamı 5 katrilyonu buldu, 5 katrilyon. Demek ki ortalama yılda 400 trilyon Düzce’ye yatırım yaptık. Ulaştırma ve haberleşmede 2 katrilyon, eğitimde 492 trilyon, enerjide 527 trilyon, tarım ve hayvancılıkta 329 trilyon, aile ve sosyal politikalarda 227 trilyon, sağlıkta 100 trilyon.

Kardeşlerim, Düzce’ye 1232 yeni derslik inşa ettik, okullarımıza 5 bin bilgisayar gönderdik, 247 okula internet bağlantısı sağladık, 189 bilişim teknolojisi sınıf kurduk, FATİH Projesiyle 455 etkileşimli tahtayı sınıflarımıza yerleştik, 2941 tablet bilgisayar dağıttık ve tabi bunların dağıtımı devam edecek.

Değerli kardeşlerim, bakınız 2006’da Düzce Üniversitesi’ni kim kurdu? Neredeydi bu MHP, niye onlar böyle bir adım atmadı. Ah kardeşlerim ah, 11 fakülte, 8 meslek yüksekokulu, 4 yüksekokul, 3 enstitü ve bir teknopark kazandırdık. Şu anda 14 bin öğrenci Düzce Üniversitesi’nde öğrenim görüyor.

1940 kişi kapasiteli 3 adet yükseköğrenim yurdu kazandırdık.

Sağlıkta Düzce’ye yeni sağlık tesisleri inşa ettik, mevcut hastanelerimizi yeniledik, koğuş sisteminden konforlu oda sistemine geçtik. Hastanelerimizin tıbbı cihaz ihtiyaçlarını, personel ihtiyaçlarını karşıladık. 100 yataklı Merkez Devlet Hastanesi Muncurlu kampüsünü kazandırdık.

Kaynaşlı, Gölyaka, Gümüşova, Cumayeri hastanelerimizin inşaatı hızla devam ediyor.

Aynı şekilde Düzce ağız ve diş sağlığı merkezimizin de yapımı devam ediyor.

Toplu konutta 5338 konut inşa ettik, hak sahiplerine teslim ettik.

Kardeşlerim, biz gelene kadar Düzce’ye ne kadar bölünmüş yol yapılmıştı biliyor musunuz? 79 kilometre. Biz 12 yılda 12 kilometresi otoyol olmak üzere 87 kilometre bölünmüş yol yaptık.  Düzce’nin Bolu ve Sakarya ile olan kara yolu bağlantılarını bölünmüş yollarla sağladık.

Kardeşlerim, Zonguldak kara yolu bağlantısını hamdolsun devam ediyoruz, 91 kilometresi tamamladı, kalanını da inşallah süratle tamamlayacağız.

Düzce çevre yolu, Düzce-Akçakoca-Karadeniz Ereğlisi yolunu biz tamamladık.

Gümüşova-Gerede otoyolunun Bolu Dağı geçişi, Düzce-Akçakoca-Ereğli yolu bağlantısında Düzce Çoban Köprülü kavşağını yine biz tamamladık.

Bunlar ne yaptı, bunlar ne yaptı? Şu Bahçeli’ye 30 Mart’ta bir cevap verelim, Düzce bunu yapsın.

MHP’ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, siz oyunuzu esere mi vereceksiniz, hizmete mi vereceksiniz, yoksa ideolojiye mi vereceksiniz? İdeoloji karın doyurmuyor, ideoloji modern bir şehirciliği getirmiyor; hizmet getiriyor. Ama Pensilvanya’nın vaat ettiği hizmet değil ha, karıştırmayalım.

Akçakoca Barajının temelini geçen yıl attık, bu baraj ile Düzce şehir merkezi ve Akçakoca’nın içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyacını karşılayacağız.

Hasanlar Barajından alınacak suyu Uğur Suyu Deresiyle entegre bir şekilde kullanarak Düzce merkez, Cumayeri, Kaynaşlı, Çilimli, Gölyaka, Gümüşova ilçeleri, Beyköy, Boğaziçi, Konuralp beldeleri ve buralara bağlı köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayacağız. Bu barajın şu anda projesi hazırlanıyor.

Çilimli Yeni Vakıf Göledini ve Akçakoca Altunçay göledini yapıyoruz.

Son 12 yılda 16 adet taşkın koruma tesisini inşa ettik.

Biliyorsunuz Asarsuyu Deresi’nin ıslah çalışmalarında yüzde 67 fiziki gerçekleştirme sağladık.

Kardeşlerim, Düzce artık inşallah taşkın korkusu yaşamayacak.

Büyük Melen Çayı ıslahı çalışmalarımız hızma devam ediyor.

Düzce’de 2. Organize Sanayi Bölgesi’ni ve 2 adet sanayi sitesini kurduk.

Kardeşlerim, sözlerimin artık sonuna geliyorum, buradan Karabük’e, Zonguldak, yarın inşallah Van, Diyarbakır, Cuma günü Kayseri, Konya, Cumartesi İstanbul.

İstanbul’da 2 milyonu duydunuz değil mi? Gördünüz değil mi? AK Parti gümbür gümbür geliyor inşallah. Rabbim nazardan saklasın inşallah.  İnşallah Rabbimin nusretiyle bu adımlar güçlenerek devam edecek.

Kardeşlerim, 30 Mart seçimlerine bir değişiklikle giriyoruz, zaten tanıdığınız, bildiğiniz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum zaman İstanbul’da bizimle beraber çalışan, daha sonra Düzce’de Belediye Başkanı olan, daha sonra bir ara veren Mehmet Keleş kardeşimizle Düzce’de yola devam ediyoruz.

Düzce için kentsel dönüşüm, fuar ve kongre merkezi gibi pek çok projesi var, onları zaten size kendisi anlatmıştır, onlara ben girecek değilim. Ama biz Hükümet olarak bir yandan Mehmet Keleş kardeşim Belediye Başkanı olarak diğer ilçe ve belde belediyeleriyle el ele verecekler ve Düzce’mizi 2023’e hazırlayacağız.

Düzce merkezde biliyorsunuz şu anda yüzde 85’e doğalgazda ulaştık, yüzde 85. Geldiğimizde 9 ilde doğalgaz vardı, şimdi değerli kardeşlerim, 72 ilde doğalgaz var. İnşallah Düzce’mizin de ilçelerine, beldelerine doğalgazımızı inşallah yaygınlaştıracağız.

Şimdi değerli Başkanımıza şu ana kadar verdiği hizmetleri sebebiyle huzurlarınızda ayrıca teşekkür ediyorum. Herhangi bir kırgınlık, dargınlık söz konusu değil, el ele inşallah bundan sonra da bu yola yine birlikte devam edecekler.

Şimdi diğer ilçe ve belde belediye başkanlarımızı da buraya alalım.

Otogarın ihalesi yapılmış, şu anda da inşaat başlamış, inşallah 1 senede, 1,5 senede bitiyor.

Kardeşlerim, muhalefetten bazı belediye başkan adayları, bize oy verin, kazanırsak AK Parti’yi geçeceğiz diyorlarmış. Sakın ha, böyle oyuna gelmeyin, bizim adayımız var, bizim adaylarımızla biz bu yolda yürüyeceğiz. Biz öyle çürük, çarık adaylarla yola devam etmeyiz. Kırk çürük yumurtadan bir sağlam yumurta olmaz, bunu böyle bilelim.

Şimdi ilçe, belde belediyelerimizle, sizler de şahit oluyorsunuz, hepsini almaya var mıyız? Var mıyız? Şahit olun.

Ama diyorum ki, ablalar çok çalışacağız, tamam?..

Biz ne diyoruz, tek millet, Türkü’yle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Roman’ıyla, aklınıza ne gelirse, sizi beni yaradan Allah yarattığı için seviyorum.

Ve tek bayrak, bayrağımızdan başka bayrak asla yok.

Üç; tek vatan. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Dört; Rabia, tek devlet. Devletin içinde paralel yapıymış, paralel devletmiş, böyle bir şeyi asla kabul etmiyoruz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’yle yolumuza inşallah devam ediyoruz.

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağı, kardeş olacağı, hep birlikte Türkiye olacağız.

Hazır mıyız?

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Düzce’yi hatırlatıyor, bana her şey Türkiye’yi hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun, 30 Mart hayırlı olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun.

Bu haber toplam 1525 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖZEL HABERLER
ANKET
Yeni Siirt Belediye Başkanı hangi sorunu çözmeye öncelik vermeli?
Tüm Hakları Saklıdır © 01 Ocak 2006 Siirt Haber Ajansı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Sistemi: CM Bilişim